Kripto Para aslen 2009 senesinden beri piyasada olan, ancak gerçek anlamda son 5 senedir devlet başkanlarından dev yatırım şirketlerine kadar herkesin daha da dikkatini çeken ödeme sistemlerinin yeni gerçeği. Teknoloji camiasında bile henüz niş bir kitleye ulaşan kripto para sistemi, son kullanıcılar için hala büyük bir muamma. Biz de bu yazımızda pek çoğumuz için henüz net bir şekilde hayatımıza nüfuz etmemiş olan ancak yakın gelecekte çok daha fazlasının olacağını öngördüğümüz kripto paraları daha yakından tanıtmak istedik.

Kripto para kavramını anlayabilmek için öncelikle “kripto / kriptoloji”nin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Kriptoloji en basit anlatımıyla şifreleme bilimidir; Yani okunabilir durumdaki bir bilginin istenmeyen taraflarca okunamayacak hale dönüştürülmesinde kullanılan tekniklerin tümü olarak da ifade edilebilir.

Şifreli paraya merhaba diyin

“Crypto” ve “currency” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olan “Cryptocurrency” deyimi kripto, “şifreli para” anlamına geliyor. Kripto para, internet aracılığıyla kullanılan, hiçbir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan, sanal para birimini ifade ediyor. Kripto paralar ancak belirli şifreler kullanılarak yerleştirildikleri sanal cüzdanlardan yine şifreler aracılığıyla kullanılabildikleri için bu adı alıyorlar.

Kripto para birimleriyle kişiler ya da kurumlar tıpkı gerçek parayla yaptıkları gibi harcama yapabiliyor ya da para kabul edebiliyor. Aslında yıllardır bu sisteme aşinayız çünkü banka kartlarımız, sanal kartlarımız veya sanal ortamda yaptığımız her işlemde bu sistemi kullanıyoruz. Örneğin sanal kartımız ile yaptığımız bir harcamada, bankanın kasasından fiziki olarak para çıkmadan, sanal olarak para harcıyoruz.

Kripto para gerçek paradan farklı olarak elle tutulan, deri bir cüzdanda taşınan bir değer değildir. Merkezi olmayan bir sistem ile gelişmiş olan bu paraların üretiminde hiçbir devlet ya da özel kuruluşun söz hakkı olmadığı gibi hiçbir ülkenin ekonomik durumundan da etkilenmemektedir. Kısaca anlatmak gerekirse, kripto paralar organik yapılardır ve hiçbir devlet desteği veya merkezi otorite olmadan, bireysel kullanıcılar tarafından üretilerek, belirli bir değer elde etmektedir. Bu durum, para biriminin daha güvenli olarak anılmasını sağlamaktadır.

Lidyalılardan kripto paraya

Kripto paraların günümüzde birçok çeşidi olmakla beraber, ilk ortaya çıkan ve halen en yaygın olanı Bitcoin. Peki Bitcoin kim tarafından, nasıl ortaya çıktı? Bitcoin’in kurucusu olarak tüm kaynaklar “Satoshi Nakamoto” ismini işaret ediyor fakat işin ilginç yanı bu ismin kimi veya neyi temsil ettiği bilinmiyor.

Bitcoin, Sahoshi Nakamoto takma adlı kişi veya kişiler tarafın geliştirilmiş açık kaynak kodlu bir yazılımdır. Kripto paraların atası Bitcoin olsa da, kripto para piyasalarında kendine yer eden ve kullanıcılar tarafından benimsenen pek çok kripto para çeşidi mevcut: Ethereum, Ripple, Tether, Litecoin vb. bunlardan birkaçı.

Bitcoin Nasıl Üretiliyor?

Daha önce de belirttiğimiz gibi, Bitcoin darphanede basılan bir kağıt para değil. Bitcoin üretim aşaması için “proof of work” (iş kanıtı) algoritması ile çalışan “mining” yani “madencilik” tabiri kullanılıyor. Yani nasıl ki altın bulmak için kazılar yapılıyorsa, kripto para bulmak için de matematik problemleri, yazılımlar tarafından çözülmeye çalışılıyor. Bitcoin madenciliği “BTC Mining”, finansal transferleri sağlayan, yapılan finansal işlemleri onaylayan ve yeni Bitcoin’lerin üretimini sağlayan bir yapı ve Blockchain (Blok Zinciri) teknolojisi ile işliyor.

Bitcoin madenciliği yapan kişiler “madenci” (miner) olarak isimlendiriliyor. Bitcoin (BTC) madenciliğinde, madenciler matematik problemlerini çözmek için özel yazılımlar kullanıyorlar. Ağın hem güvenliğini hem devamlılığını hem de çalışmasını sağlayan madencilik prosedürü, Bitcoin ağının en önemli parçası konumunda.

Bir madenci, gerçekleşmesini istediği transfer işlemlerini gerçekleştirirken, diğer madenciler de bu işlemi onaylıyor. Bu şekilde ağdaki işlemlerin güvenliği sağlanıyor ve bu işlem, “blockchain veri defteri” ağına yeni bir halka olarak ekleniyor.

Kullanıcı için güvenli mi?

Kripto para kullanımında ağa erişimi olan tüm sistemlerde görülebilen işlemler, bilinen ve kullanılan tüm sistemlerden daha açık, görünür ve şeffaf şekilde gerçekleşiyor.

Kripto para organik yapısı ve hiçbir merkezi otorite tarafından yönetilmemesinden ötürü güvenli sayılabilecek bir para birimi, ancak bu yapı kripto paraları tamamen güvenli kılmıyor.

Kripto paraların kullanıcılar bakımından en büyük riski, fiziksel bilgisayarlarda yer alan paraların sanal cüzdana aktarılmaması durumunda, bilgisayarın çökmesi halinde kaybolabilmesi.

Diğer bir tehdit ise, milyar dolarları aşan işlem hacmi dolayasıyla, “hacklenme” yani siber atağa uğrama riski düşük de olsa mevcut. Zira bu tür bir saldırıyı düzenlemenin dahi “hackerlar” için maliyetleri hayli yüksek görünüyor.

Devlet için riskli mi?

Rusya ve Kore’de yaşanan olaylar kripto para kullanan birtakım örgütlerin ve kişilerin kendi dolandırıcılık modelini geliştirdiğini gösteriyor. Kripto paranın kara para aklama, vergi kaçırma gibi illegal işlerde rahatlıkla kullanılabilmesi sebebiyle devletler tarafından tehdit olarak algılanıyor.

Bu paralar sanal bir defterlerde tutulduğu için ve bu defterler de bir bakıma bölünmüş şekilde milyonlarca kullanıcının bilgisayarında yer aldığı için, merkezi bir otorite tarafından takip edilememesi ciddi bir risk oluştururken, banka ve sivil toplum örgütleri de konuyla ilgili devletler üzerindeki baskısını arttırıyor.

 

Kağıt paraya elveda, dijital ödeme sistemlerine merhaba

Pandeminin sarsıcı etkisi ile Dünya ekonomik düzeninin yeniden şekillendiği günümüzde, kripto paranın siyasetten etkilenmeyen yapısı, takip edilemeyen blok zinciri ve hızlı kâr ettiren hisseleri ile dünya ülkelerinin de gözdesi haline geldi.

Devletler, bir egemenlik sembolü olan parayı dijital bile olsa merkez bankaları aracılığı ile kontrol etmek isterken, pek çok devlet kendi kripto paralarını çıkartmak için aksiyona geçmiş durumda; Dubai (Emcash), Japonya (J-Coin), Venezuela (Petro), Estonya (Estcoin), İsveç (E-Krona), Rusya (Crypytoruble) ile ilk kripto para denemelerini gerçekleştiriyor.

Çin’in merkez bankası olan Çin Halk Bankası (PBoC), ülkenin resmi dijital parasının test edilmeye başlanacağına ilişkin haberleri resmen onayladı ve testlerin yakında ülkenin başkenti Pekin’de başlayacağını belirtti. Dijital Yuan’ın kış olimpiyatlarına kadar hazır olması bekleniyor.

Harvard Üniversitesi Ekonomi ve Kamu Politikaları Profesörü Kenneth Rogoff, önümüzdeki beş yıl boyunca dijital para birimlerinin piyasa büyüklüğünü patlatabileceğini ileri sürüyor. Rogoff piyasaların hacminin beş yılda 5-10 trilyon dolara tırmanacağını iddia ediyor.

Oxford Üniversitesi’nin kripto piyasasındaki işlem hacmini incelediği raporunda; Covid-19 vakalarının dünyada yayılması ile birlikte 1 Ocak-30 Mart arasında kripto para hacminin de arttığı görülüyor. Araştırmacılar, bu durumu kripto işlemlerinin merkeziyetsiz yapısına ve yatırımcıların devlet ve bankalara güvenlerini kaybettikleri zaman paralarının güvenliğini sağlamak için kriptoya yönelmeleri ile açıklıyor.

Önümüzdeki aylarda kripto paranın yükselen trendinin devam edip etmeyeceğini hep beraber göreceğiz…